Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Anasayfa Âile Ve Kadın
Âile Ve Kadın


Kütle terbiyesinde kadının rolü, yeri ve yardımı düşünülürken, işte bu yüzden ilk akla gelen, o emanetin bekçisi ve gözcüsü  bulunan âiledir. Fakat eski âile ile yeni aile hangisinin cemiyet içinde daha faydalı olduğuna karar verebilmek için, her iki hayatı da yaşamışcasına bilmek gerekir. Halbuki yeni neslin elinde, mâziye malolmuş içtimâi müesseselerin tahlil ve münakaşasından bir terkibe gidecek kıyas malzemesi çok eksik bulunuyor. Onun için de eski devrin kadını, intikal zamanlarının hastalığı gereğince, klişeleştirilmiş bir bedbahtlık isnadı ile, silik ve zavallı bir mahluktur. Halbuki târih boyunca o kadın, döl veren ve doğurduklariyle beraber bütün âileyi bir görenek ve gelenekler nizamı içinde toplayıp birleştiren mes'ul şahıs, cemiyet âhenginin ipuçlarını elinde tutan ve âile kovanını petekleyip dolduran sırlı kuvvetti.

Tek taraflı kültür ölçü kabul edilince, bugünün okumuş yazmış kadını, eski devrin o tarihi emaneti nesilden nesile nakletmiş sağlam ve yüklü kadını ile boy ölçüşemez olmuştur. İşte bize, bu kaybettiğimiz kadını bulmak lâzımdır.

Sâmiha Ayverdi



Hz Mevlana'nın Kadın Üzerine Muhteşem Sözü


"Hz Mevlana'nın ise şu muhteşem hükmü, dünyanın yüzüne haykırır"

"Kadın, Mahlûk değil, sanki hâliktir. Cahil adam kadına gâliptir, ilim sahibi ise kadının mağlubudur."

Hz Mevlana

 

Madame Montagu

"Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır."

Şark Mektupları - Lady Mary Wortley Montagu


 




Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.