Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Anasayfa Dans - Müzik
Dans - Müzik



Tolgahan Çoğulu - Mikrotonal Gitar

Ayarlanabilir Mikrotonal Gitar (Adjustable Microtonal Guitar); 2008 yılında Tolgahan Çoğulu tarafından tasarlanmış, aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi bünyesinde Prof. Şehvar Beşiroğlu yürütücülüğünde bir bilimsel araştırma projesi olarak kabul edilip finanse edilmiş ve 2009 yılında Ekrem Özkarpat tarafından yapımı tamamlanmıştır.

Mikrotonal gitarın patenti alınmıştır. Mikrotonal klasik/elektrik/bas gitar veya mikrotonal bağlama/buzuki/mandolin almak isteyenler, Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adresine mail atabilirler.

Tolgahan Çoğulu, Ayarlanabilir Mikrotonal Gitarı Walter Vogtun gitardaki entonasyon sorunlarını çözmek için 1985 yılında icat ettiği hareketli perdeli Vogt gitarından esinlenerek tasarlamıştır. Ayarlanabilir Mikrotonal Gitarda her telin altında bulunan kanallar aracılığıyla tüm perdeler hareket ettirilebilmektedir. Ayrıca gitar klavyesine istenilen miktarda perde eklenip çıkarılabilir.

Ayarlanabilir Mikrotonal Gitarın yapılışında üç temel hedef vardır:
1) Makamsal müzikleri gitar ile çalabilmek.
2) Çağdaş klasik Batı müziğindeki mikrotonal müzikleri çalabilmek.

3) Eşit tampereman sistem dışındaki akort sistemlerini çalabilmek.

MİKROTON VE MİKROTONAL MÜZİK
Klasik Batı müziğinde eşit tampereman olarak adlandırılan sistemde bir oktavda 12 yarım ses vardır. Standart klasik gitarlarda perde aralıkları ve piyanolarda tuş aralıkları yarım sestir. Yarım sesten daha az olan aralıklara klasik Batı müziği teorisinde mikroton denmektedir. Mikrotonların kullanıldığı çağdaş klasik Batı müziği eserleri mikrotonal müzik olarak adlandırılmaktadır. Örneğin Meksikalı besteci Julian Carrillo bazı eserleri için bir oktavı 96 aralığa bölmüş ve bu sesleri kullanmıştır.

Devamını oku...
 

Dark Eyes (Ochi Chernye)

 

Siyah Gözler II. Eski ev

Ev pek bir sessiz,
Karanlığa gömülmüş,
Yedi bucaktan
Esen gözükara rüzgarlar,
Bütün camlardan
Kuytu köşelere dek ulaşırken,
Kapılardan esenlerse - Geri mi dönerler?

Ah, yoruldum ben, yoruldum, - daha atların koşu takımı çıkacak
Hey, canlı biri var mı, çıkın, yardım edin!
Kimse yok, - geçitte bir gölge görünüp kayboldu,
Akbaba alçalıp daireler çiziyor.

Devamını oku...
 

Yma Sumac

1950'li yıllarda egzotik şarkıcılarının en tanınmışlarından biriydi. Hayret verici bir şekilde beş oktav aralığında kullanabildiği sesi ile uluslararası bir şöhrete erişen sanatçı 1955'te ABD vatandaşı olmuştur. Seyrek de olsa Ima veya Imma Sumack adlarını da kullanmıştır. Egzotik müzik de denen İnka kızılderililerine özgü yüzyıllar öncesine dayanan eski bir Peru müziği tarzını icra ediyordu.

Dünyada çok az sayıda şarkıcının erişebildiği bu beş oktavlık ses aralığından daha da şaşırtıcı olanı Yma Sumac'ın hiçbir müzik eğitimi almamış olmasıdır. Hatta bazı söylentilere göre Yma Sumac nota okumayı bile bilmiyordu. Sadece 5 albümle efsane haline gelen ender şarkıcılardan biridir. Albümleri 50 yıldan beri defalarca yeni baskılar yapmaya devam etmiştir. 2008 yılında 86. yaşını kutlayan şarkıcı, aynı yılın 1 Kasım'ında Los Angeles, California'da hayata veda etmiştir.

Devamını oku...
 

Dans Türleri

Dans Türleri - Dans Türleri Nelerdir?

Vals: Vals, 19.yüzyılın başlarında Avusturya ve Almanya'da dans edilen bölgelerin yerel farklılıklarını bünyesinde barındırarak gelişim göstermiştir. Özellikle Kuzey Avusturya'nın 'Landlob der Enss' bölgesinde uygulanan dans stili 'Londler' adını alarak çok popüler olmuştur.

Vals kısa sürede Johann Strauss'un müziğinin etkisiyle Viyana'da ve 1812 yılından itibaren de İngiltere'de geniş kitlelere ulaşmış, aristokrasinin beğenisini kazanarak baloların vazgeçilmez eğlencesi olmuştur. Günümüzde Vals 'Viyana Valsi' ve 'Modern Vals' olmak üzere iki farklı ritim ve kategoride dünya dans literatüründe yer almaktadır.

Tango: Buones Aires, Arjantin ve Montevideo, Uruguay kökenli bir dans ve müzik türüdür. Tango ile insan kendi vurgusunu, kendi sesini, kendi ritmini yansıtırken, karşısındakine ait olanı dinleme şansını bulur. Tango mükemmel bir dil ve öğrenen herkese, sunduğu sonsuz seçeneklerle, eşsiz bir iletişim sağlar. Tango, kendiliğinden ve yapanın yarattığı bir danstır. Çoğu zaman ise hayatın metaforik bir ifadesi olarak adlandırılabilir. Tango o kadar doğaldır ki, bazen gerçekliğe bir karşı çıkış veya kendini yeniden gerçekleştirme biçimi olarak görülür. Tango, içinde hezeyanı, hüznü, bireyselliği, iktidarı, tutkuyu, aşkı, bir olmayı, neşeyi, paylaşmayı, hoşgörüyü, yani hayata dair çok şeyi barındırır.

Farklılıklara, seçimlere, olasılıklara yer bırakmayan büyük kent yaşamında tutsak olmuş, kendisine, en temel, en yerleşik rolüne, cinsel kimliğine dahi yabancılaşmış günümüz insanının isyanıdır tango…

Öyleyse tango, dans etme yeteneğine sahip olanların değil, herkesin dansıdır. Tango seyredenin değil, yapanın dansıdır.

Devamını oku...
 




Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.