Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Klasizm

Yazdır

XVII. (17. yy) yüzyılında Yunan-Latin edebiyatları geleneğine bağlı bir edebiyat akımıdır. Avrupa'da, özellikle Fransa'da gelişmiştir.

Avrupa'da Rönesans döneminde bütün sanatlarda olduğu gibi edebiyatta da antik Yunan- Latin geleneğine uygun eserler yazılmıştır.

Bu dönemde eser verme en çok Fransa'da benimsenmiş ve milli dile verdikleri önemle daha da yaygınlaşmıştır. XVII yüzyılda ülkenin siyasi birliğine kavuşmasından sonra dilin ve edebiyatın kaideleri ile kanunlarını tesbit etmek için Fransız Akademisi kurulmuş (1634) Filozof Decartes (1596-1650)'in akılcı felsefesi bu akımı desteklemiş ve güçlendirmiştir.

Klasizmin kuruluşu bir beyanname ile ilan olunmuştur. Bu akımın önde gelen ismi Baileau (1636-1711) Klasizmin prensiplerini eserlerinde tespit etmeye çalışmıştır.

Klasizmin Başlıca Özellikleri Şunlardır:

1. Mutlak suretle Rönesans'ın yarattığı akımdır.

2. Eski Yunan-Latin edebiyatları ve bilhassa Sophokles, Euripides, Aisopes, Plautus, Horatius Theophrastes gibi yazarlar örnek alınmış, onlar gibi yazmaya çalışılmıştır. Bu esebiyatın estetiğini eski Yunan-Latin edebiyatının şahaserleri teşkil eder.

3. Akıl ve sağduyu hakimdir.

4. Sanatcının görevi tabiatı teşkil etmektedir. Ancak sanatcıların keşfettiği renkli, canlı, hareketli, esrarlı tabiat yoktur. Dış alem estetik gözle görülmez. Onlara göre tabiatı taklit etmek, insanın değişmeyen asli unsurlarını anlatmaktadır. İnsan ihtirasları, kaprisleri, zaafları ile değil, bütün bu hususlara hakim olan aklı ve iradesi ile esere girer. İnsan için ahlak ve fazilet esastır.

5. Dekor, kostüm, tarihi ve mahalli renk ihmal edilmiştir.

6. Konu önemli değil, önemli olan konunun işlenmesidir.

7. Sanatcı eserinde şahsi kanaatlerini daima gizler. Okuyucu veya seyircinin dikkatini sadece eser kahramanları üzerinde toplamaya çalışır.

8. Muhayyeleden ( hayal edilen) ziyade çalışmaya ve ölçülü olmaya önem verilir.

9. Hayaller ve hissilik akıl yolu ile denetlenir, ve bilhassa altına alınır.

10. Şiir ve bilhassa trajedi önem kazanmış, roman ihmal eidlmiştir. Bu akımda, konuya fazla önem verilmediğinden trajedilerde bir kahramanın bir aksiyonu gösterilmiştir. Konuda bu sınırlı akış, neticede kılasik tiyatrodaki üç birlik kaidesini ortaya çıkarmıştır.

  • 1. Konuda Birlik: Eserde tek bir olay anlatılacaktır.
  • 2. Zamanda Birlik: Bu olay 24 saat içinde başlayıp bitecektir.
  • 3. Mekânda Birlik: Olay ve zaman tek bir mekân içinde cereyan edecektir.

11. Trajediler, fazilet ve ahlak temeli üzerine kurulduklarından felâketli olaylar (cinayet, entrika vb.) sahne arkasında geçer, bunlar sahnede sadece hikaye edilir. Bundan dolayı trajedilerde diyaloglar önemlidir.

12. Trajedilerin kahramanları çoklukeski devirlere aitr krallar, kraliçeler ve şeyhlerdir. Cemiyetin her tabakasından insan ele alınmaz.

13. Klasik eserlerde milli dile önem verilmiştir. Ancak bu dil konuşma dili değil, işlenmiş kültür dilidir.

14. ifadede her türlü sanattan kaçınılmıştır. Eserler süsten uzak, sade, açık ve anlaşılır bir dille verilmiştir.

15. Klasizimde konuya değil, konunun işlenmesine önem verildiğinden aynı konu değişik sanatkarlar tarafından ele alınmıştır. Eski Yunan ve Latin edebiyatında işlenen konuların yeniden ele alınmasının tek sebebi olarak bu gösterilir.

Klasik Edebiyatının Önde Gelen İsimleri Şunlardır:

  • Trajedi: Racine , Corneille
  • Komedi: Moliere
  • Fabl: La Fontaine
  • Manzum Mektup ve Hiciv: Boileau
  • Felsefe: Descartes, Pascal
  • Dini Konu: Boussuet
  • Hatıra: Saint-Simon;
  • Roman: Mme De La  Fayette Fenelon
  • Vecize: La Rochefoucault
  • Potre: La Bruyere

Kaynak: Edebiyat Ansiklopedisi

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.