Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Tartışmak

TARTIŞMAK

Yazar: İhsan Töre

Toplumumuzu parçalayan ciddi bir sorunumuz var, fikirlere gerekenden fazla önem vermek, tartışmayı bilmemek, değişememek. Konuları tartışırken bir anda kurbağa yutmuş gibi heyecanlanıp alevlenme, küsme, varını yoğunu ortaya koyma, bağırma çağırma gibi şeyler memleketimizde pek yaygın. Daha ileri gidip, şiddetin devreye girmesi de var ki. Konu birden bire tartışılan olgu, olay, fikir olmaktan, sen ben kavgası ve haklılık davasına, maalesef bazen de kan davasına döner.

İnsan beyni garip bir alettir. Örnek: Birbirine zıt şeyleri barındırma yeteneği . Kendi içinde işlem yapar, dönüşür, fiziksel ağlarını tekrar tekrar dokuyarak gençleşebilir, plastik bir organdır. Hayat, içinde bulunduğumuz serüven, insanı oradan oraya sürüklerken bazen kendimiz bile nerden başladığımızı unutabiliriz. Ne idik, ne olduk? Amaç neydi yahu? “Burası” nere ve “Şimdi” ne zaman? Sağlam sorulardır bunlar. Hayata uyum sağlayabilmek için zihnimiz gelişebilen bir sistem. Teoride… Pratikte ise gördüğüm bazı fikir – ideoloji – akımlara kazık kakmış plastisiteye veda eden “taşlaşmış” beyinler. Eyvâh ki eyvâh.

Gerçek “evrim” yani dikkatle incelememiz ve etkilerini, nasılını öğrenmemiz gereken şey, düşüncelerimizde yaşadığımız evrimdir.

İnsanı niyetleri tanımlar. Olaki eylemlerinde, fikirlerinde çuvallasa bile niyet esastır. İyi niyetli bir insan fikirlerinin veya eylemlerinin hatalı olduğunu anladığında bunları olumlu yönde değiştirebilmelidir. Fikirden veya eylemden dönmek bu bağlamda “döneklik” değil “evrim”, “devrim” ve “erdemdir”. İnsanlar niyetlerinden de vazgeçebilir ve farklı bir kişiye dönüşebilirler. Burada “iyi” nedir tartışmayacağım ve bu kasti faulümü hakemlerin görmemesini rica ve umut ediyorum.


İnsanları “Okumak” ise ayrı bir sanattır. Tartışmak, bir insanı tanımak ve okumak için iyi bir yoldur, bir çuval önyargıyı onun başından aşağı boca etmenin değil. İnsanları iyice tanımadan “Okumak”, “Niyetini okumak”, “Bilmek” mümkün olmadığı gibi, insanların “beyan ettikleri” niyetlerini inatla yok saymak veya yalanlamak, kişinin karşısındakine gösterebileceği ağır saygısızlıklardan biri olup, ‘senin bu halini tanıyorum, sen yanlışsın, hatasın’ anlamına gelir. Bu etkileşim dialog değil, kişinin diğerine eşya muamelesi yapmasıdır. Tartıştığınız kişinin özvarlığına saldırmaya yönelik merakın kaynağı nedir acaba?

Her gözümüzden farklı bir evren gerçekliğine baktığımızı fizik kafamıza kakalı 60 yılı geçti. Dünyadaki insan sayısı kadar “insanın dünya gerçekliği” var. Elimizde kalan bir iki paradigmaki çoğu kadük ve sarılabildiğimiz kadarıyla “güncel” genel geçer sosyal gerçeklik kabulleri. Bunları paylaşabilmek için doğru dürüst iletişim metodumuza da tartışma diyoruz, bu metodun da araçları var. Mesela her ne kadar neden-sonuç ilişkisi pek sağlam ayakkabı olmasa da tartışmada elzemdir. Ayrıca jeoloji tartışırken, kedilerin davranış örüntüleri konuya yarar getirmeyecektir. İliyet ve bağlam içinde kalmak yararlıdır.

Karşımızda hipnotize olmuş akılsızlar olmadığı takdirde fikrimizi aktarırken, “faşist bir deklarasyon” haline getirmek yararsız olacaktır. Tartışırken niyetimizi, kendi gerçekliğimizi, olgu ve olaylarla konunun iliyetlerini ve çıkarımlarımızı iletmekse derdimiz, bunu güzellikle ve edep dairesinde yapmak özsaygı gereğidir.

Tartışma öğrenme sürecinin, zihinsel gelişimin, uyum sağlamanın, hayatta kalmanın ve sosyal sürekliliğin vazgeçilmez bir parçasıdır. İçselleştirdiğimiz, ürettiğimiz veya yeni tanıştığımız fikirleri sınava soktuğumuz alanlardan biridir.

Tartışmada özne fikirdir, tartıştığınız kişi(ler) değil. Fikirlerle kapışın. İnsanlarla değil. Kırılmayın, alınmayın ve kesinlikle kırıcı olmayın. Daha verimli olduğunu inanın göreceksiniz.

Kaynak: http://fikrikadim.com/tartismak/

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.