Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Âbide Adam

Havadis 11.05.1957 Sâmiha AYVERDİ

Âbide Adam

Müslüman - Türk sanatı tarihinde heykel ve heykeltraşlık için beilrli bir istiğna ve kayıtsızlık vardır. Ne ki bu bigâne davranış bir din yasağından ziyade, o yasağın hoşa gitmesinden doğan bir faydalanışa daha benzer. Müslüman sanatında heykel yoktur ama suret vardır. Hattâ sanatkâr, mücerredin içinde bile bu sureti, binbir nağme ile ifade edilen bir mısra gibi evirip çevirip türlü usta çizgi içinde tekrarlar durur.

Acaba sanat hamlelerini cesur ve tenevvülü suretlerin kalıbı içinde nakşedebilen bir cemiyetin heykel ile arası neden hiç iyi olmamiştır?

Heykel, gök kubbe altına bir ünlü iş bergüzar bırakanların adlarını ebedileştirmek kasdiyle yapılan bir âbide demek olduğuna göre, Müslüman Türk cemiyetinde fert, adının ibkası için yapılacak bu tarz nümayişi, biraz da çocuksu bularak, ondan kaçmayı felsefesine denk getirmiş sayılabilir. Zira, o emeğini kendine değil, cemiyete maleden anonim bir şuurun arkasına gizlenmeyi imanının icabı bilerek, sahibi olduğu coğrafyanın her karış toprağında, eşsiz ve muhtesem bir sanatı çiçeklendirdiği ölçüde, büyük ve muhteşem bir tevazu ile de kendini gizlemeyi bilmiştir. Öyle ki, arz-ı meskûn üstünde asırlarca gaza ve zafer yarışı etmiş Mehmetçik budur. Tunadan Yemen'e Kafkaslardan Garp ocaklarına, tohum saçar gibi, hanlar, hamamlar, camiler, saraylar eke eke bir sanat manzumesi kurmuş mimar, usta, kalfa yine budur. O, hikmette, irfanda, hünerde, şiirde lâedriliği bir feragat canbazlığı yapmasını bilen, gözü kadar gönlü de tok adamdır. Bu yüzden de adının veya eserinin yanıbaşına heykelini diktirmek hatırına bile gelmez. Olsa olsa hayratının veya hünerinin bir kıyıcığına türbesini hazırlatıp, kıyamete kadar oracıkta haşrüneşir olmak ister.

* **
Yirminci Asır Türkiyesinin bağrında da bugün, dağ dağ, hevenk hevenk yığılmış eserlerinin gölgesine gizlenmiş büyük bir sanatkâr yaşıyor: Yahya Kemal.

Öyle bir sanatkâr ki tıpkı ecdadı gibi, heykelini eserleriyle çizmiş, adına kurulabilecek âbidelerin en muhteşemini mısralariyle örüp, zamana ve zamanın ötesine armağan etmiştir.

Yahya Kemali okumak ve anlamak, onun hâlâ Orta Asya bozkırlarının murakabesini unutmamış sesinin bir muhteşem imparatorluk tarihinin heyecanı ve ahengi ile birleşerek yaptığı akisleri dinlemek, Türküm, diyebilmenin sırlı anahtarlarından olsa "gerek.

Beş haftadır devam eden «Süleymaniyede Bayram Sabahı» altıncı ve son şiiriyle yarın bitiyor. Sanat ile dudak dudağa gelmiş bir tarih şuurunun bu infilâkı, belki de edebi-hamasî bir heyecanın erişebileceği nihaî bir tevettür, bir haz ve ihtizazdır..

Büyük şâirin resim çizer, oyma oyar gibi işlediği mısralarında ayrıca bir sual, sırlı bir istifham da gizlenmiş bulunuyor ki düşünmemek elde değil.

Anadoluyu Malazgirt'ten göğüsleyip açan kahramandan bu yana yapıcısı olduğumuz medeniyeti, tefekkürü ile, hacmi ile, şekli, Çeşnisi, ahengi, iç ve dış muvazenesi ile acaba nasıl ve ne suretle yogurup bütünlemişiz? Sanki bu terkib, asırların sabırlı, kararlı ve si-irli elleri değil de, yel getirmiş, sel getirmiş, el getirmiş olmalı. Tâki dönüş ve çözülüş ânı gelince, arkasında hasret ve hüsrandan bir iz bırakıp, yine de yel gibi, sel gibi, el gibi süzülüp gitmiş bulunsun.

Şâirin yanık kokusu, veren mısralarından çıkan bir gerçek daha varki, bunu yalnız biz değil, bütün cihan bilmeli. Şöyle ki: Asırların sinesinde gelişe olgunluşa vücut bulmuş o dörtbaşı mamur medeniyetin eksikliğini bugün yalnız Türk Milleti değil, bütün dünya çekmektedir. Yine cihan bilmeli ki dünya, bir aynaya" bakar gibi bu medeniyet kıstasında kendini seyredip tartarak bir mukayese unsuruna sahip olmadıkça, eksikliğini fazlasını görmesi ve kendine çekidüzen vermesi mümkün değildir.

Yoksa şâir. körükörüne maziye ve tarihe demir atıp kalmış bir geçmiş zaman sayıklayıcısı değildir. Onun sanatındaki tefekkür unsuru, yeryüzü muvazenesinin kaybolmuş mihver kuvveti arkasından duyulan hüzün ve hasret, sadece Türk mililleti adına değil, belki bütün beşeriyet namına işaret veren bir nirengi noktasıdır .

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.