Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Anasayfa Kalemin Köşesi Kalemin Köşesi Din, Bilim ve İspat Zorlamaları

Din, Bilim ve İspat Zorlamaları

Din, Bilim ve İspat Zorlamaları.

Yazar: V. İhsan Töre

Din tanım gereği ispat gerektirmez. Bu bir batı uygarlığı saçmalığıdır. Din genel anlamıyla "Hayatta yolunuzu seçerken göz önüne almanız gereken ilahi kökenli değerler bütünü" dür. Yaşam biçimi bile değildir. Çeşitli yaşam biçimlerine mensup kişiler, yollarını çizerken bu değer kümelerini göz önüne alırlarsa "dine uygun" karar alabilirler.

Din/Bilim zıtlaşması batı katolik kilisesinin hayatın her alanında belirleyici olma iddiasının baskısına tepki olarak doğmuştur. Bunu biz yaşamadık. Yaşamadığımız sorunu ithal etmek de bize özgü bir marifet olsa gerek.

Din'i bilimselleştirme ve ispat etmeye çalışma ise bu ithal "bilim doğruyu söyler, din sizin afyonunuz" önermesine tepki olarak doğan daha ihtişamlı bir saçmalık olup, ayet meallerinde "meteor", "elektrik" veya Kur'anda cifir sayılarıyla "Albert Einstein" ismini aramak gibi abesliklerdir. Din'in amacı da mesajı da bunlar olmadığı için boş iştir.

Bilim ise fazla belgesel seyreden insanların kafasında "asla karşı konamayacak bilgiler ve doğrular" şeklinde yer etmektedir ki bu da yanlıştır. Bilim, bilinmeyenin araştırılması ve anlaşılması çabasıdır.  Bilim "bilmiyorum" diyebilmektir. Bilimsel bilgi "güncel"dir. Daha iyi bir teori gelişince eski bilimsel kabuller yıkılır ve yerine yenisi kurulur. Aksi durumda bir "bilim rahipliği kastı" oluşur ve bunların tabuları tıpkı ortaçağ katolik kilisesi gibi bilimsel gelişmeye sekte vurur. Maalesef "bilim rahipliği kastları" dünyamızın çeşitli yerlerinde insan doğası gereği tekrar tekrar oluşup çözülmekte, bilimsel gelişmenin önüne abuk subuk tabular dikilip durmaktadır.

"Bilimsel doğru" diye bir şey vardır, ancak bunun "evrensel gerçek"le örtüştüğünü iddia etmek safdilliğin ileri hâlidir. Bilimsel doğrular, bilim geliştikçe değişecektir. Eğer bir insanın evrene bakışında tek bir odak noktası olsaydı, o insan zaten insanlıktan çıkardı. Gerçekliğe sadece bilimle bakmak acaip bir iddiadır. Evrene sadece duygularla veya akılla veya sezgiyle veya dini değerler açısından bakmak kadar da sakattır. İnsanı insan yapacak şey onun kusursuzluğu değil bütünlüğüdür. Bütünlükten kastım kendini oluşturan ve kazanabildiği tüm öğeler üzerinden gerçekliğe bakıp orada kendini gerçekleştirebilmesidir.

Bilim Kuhn'un dediği gibi, bu noktada gerçeklik hakkında anlatılagelen hikayelerden biridir. Din ise ilahi kökenli bir anlatı olarak, kişinin ondan ne anladığına bağıl şekilde bu gerçeklikle ilgili aldığı kararlarda dikkat etmesi önerilen bir değer kümesidir. Genel olarak zıtlaşmalarının tanım gereği anlamı yoktur ve ikisi de görelidir.

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.