Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Adalet’e dair...

Adalet’e dair...

"Hak"kı "halk"ta görmek gerektiğini söyleyen bir Ulu'nun yolunda olup, "halk"ı bu kadar hor görmek, aşağılamak, ağır hakaretler etmek dervişliğe nasıl sığdırılır? Bazı kişilerin "ihaneti", "günahı" vb. 24 milyon insana nasıl mâl edilir? Beş milyon kişiye nasıl terörist denir? Bu toptancı ve adaletsiz tutum "akıllı" adam işi midir? Zan'da bulunmayı yasaklayan bir dinin mensubu nasıl 24 + 5 milyon kişi hakkında bu kadar pervasızca ağır zan'da bulunur, yargılar ve hüküm verir? Tenkit ve ikazımız bu hatalı tutuma dairdir. Bu tutum bizim kıymet hükümlerimize tamamen aykırıdır. Karşı çıktığımız şey ilkelerin çiğnenmesidir. Zulme, zalime, hırsızlığa, haksızlığa, kötülüğe, hainliğe... karşı çıkmakla halkın yarısına bu suçları isnad etmek arasındaki farkı; bu zan ve isnadın sizi nasıl bir vebal ve kul hakkına mahkûm ettiğini anlamıyor musunuz? Bu kadar apaçık bir hak ihlali konusunda ikaz edilmek nefsinize neden bu kadar ağır geliyor? Yeni bir vahiy geldi de bizim mi haberimiz olmadı? "Yol"un kıymet hükümleri ne zaman değişti?

Maide 8: "Yâ eyyuhâllezîne âmenû kûnû kavvâmîne lillâhi şuhedâe bil kıstı ve lâ yecrimennekum şeneânu kavmin alâ ellâ ta’dilû. I’dilû, huve akrabu lit takva vettekûllâh(vettekûllâhe) innallâhe habîrun bimâ ta’melûn(ta’melûne)."

Meali (Süleyman Ateş): "Ey inananlar, Allâh için adâletle şâhidlik edenler olun. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adâletten saptırmasın. Âdil davranın, takvâya yakışan budur. Allah'tan korkun, kuşkusuz Allâh yaptıklarınızı haber almaktadır."

Ömer Özercan

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.