Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Anasayfa Tiyatro - Drama Tiyatro - Drama Tiyatro'nun Doğuşu (Oyun)

Tiyatro'nun Doğuşu (Oyun)

Tiyatro, öbür sanatlarda olduğu gibi, din törenlerinden doğmuştur.
İlkel toplumlarda, din törenlerinde, kutsal sayılan varlıklar taklit edilirdi. Sonraları, topluma etkili ve "yararlı kişilerin ölümü üzerine, onların ruhlarını sevindirmek ve onlardan bir yardım ummak amacıyla, bu kişiler adına gösteriler yapılmaya başlandı. Toplumlar geliştikçe, tapınaklarda çeşitli davranışlar ve yalvarışlarla Tanrıya  tapma şekilleri de gelişti.

İşte tiyatro, bu din törenlerinin ve insanlarda yaratılıştan bulunan taklit özentisinin bir sonucu olarak doğmuştur.

Bugünkü Batı tiyatrosunun başlangıcı Yunan tiyatrosudur. Eski Yunan tiyatrosu da Bağbozumu Tanrısı DÎYONÎZOS adına yapılan törenlerden   doğmuştur.

İlk önceleri bu törenlerde DİTİRAMBOS adı verilen bir iki mısralık şiirler bir şair tarafından okunur, teke derisine (Tragoi) bürünerek teke kılığına giren bir koro da Ditirambos'u şarkı halinde tekrar eder, oynardı. (Mitologya'da, Diyonizos'un yardımcıları teke kılığında yaratıklar olarak düşünülmekteydi.)

M. Ö. VI. yüzyılda Tespis adlı bir şair, bu törenlerde, koronun karşısına bir kişi koyarak DİYALOG'u (karşılıklı konuşma) meydana getirdi; böylece törenler bir TİYATRO niteliği kazanmaya başladı.

Bu ilk diyaloglar, Diyonizos'un mitologyadaki acıklı hayatına değindiği için, TRAGEDYA (acıklı tiyatro) adını alır ve tiyatronun ilk çeşidi sayılır. ilk Yunan şairlerinden Aiskhylos, tragedya'ya ikinci oyuncuyu (aktör), Sophokles üçüncü oyuncuyu kattılar; koronun önemi yavaş yavaş azaldı. (Euripides de üçüncü büyük tragedya şairidir.)

Yine Diyonizos adına, Sicilya'da yapılan KOMOS törenlerinden doğan bir çeşit de KOMEDYA (güldürücü tiyatro) dır. Sicilya köylüleri, bu şenliklerde bağırıp çağırarak, gülünç davranışlada bulunarak, şarkılar söyleyerek kırlarda dolaşır, eğlenirlerdi. Böylece ilkel komedya parçaları ortaya çıktı. Ve M.ö. V. yüzyılda Yunanistan'a geçti.

İlk büyük komedya şairi Aristophanes'tir.
Tiyatro, daha sonra Latin edebiyatında görülür. Ortaçağ, tiyatro sanatının durgunlaştığı bir çağdır. Tiyatronun Rönesans'tan sonra, özellikle Fransa'da, eski Yunan gelenekleriyle geliştiğini görüyoruz. Sonra, tragedya ve komedyanın kuralları yıkıldı, yalnız gülünç ve acıklı yönleriyle değil, hayatı olduğu gibi sahnede yansıtan DRAM çeşidi ortaya çıktı.

Son yüzyıllarda güldürücü ve acıklı öğeleri içine alan birçok tiyatro çeşitleri arasında MÜZİKLİ TÎYATRO da önemli yer alır. Bunlardan OPERA, müzikte sanat değeri yüksek olan ve baştan sona, orkestra eşliğinde, müzikle oynanan bir tiyatro çeşididir. OPERA KOMİK, OPERET çeşitleri de müziklidir.

MEB-Türk Dili ve Edebiyatı Kitabı

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.