Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Anasayfa Yazarlar & Şairler Biyografisi
Yazarlar & Şairler Biyografisi

Süleyman Çelebi

Süleyman Çelebi (1346? - 1422?)

Süleyman Çelebi'nin hayatı hakkında elde kesin bilgiler yoktur. Yukarıda verilen yıllar da, Mevlîd'in yazılış tarihine göre tahmini bilgilerdir.

Eldeki kısıtlı belgelere göre, Süleyman Çelebi'nin, Yıldırım Beyazıt'ın devrinde (1389-1402) Bursa'da Ulu Cami'de imamdı ve Buharalı Şeyh Emin Sultan'ın halifelerinden olduğu sanılmaktadır. Mezarı, Bursa'dadır.

Süleyman Çelebi'nin, Mevlîd'i yazmasına, Bursa'da bir vaizin, Hz-Muhammed'in diğer peygamberlerden farklı olmadığını ileri süren sözlerinin sebep olduğu belirtilmektedir.

Süleyman Çelebi ve Mevlîd'i, bütün Türk dünyasına yayılan ve yüzyıllarca hiç eksilmeyen bir üne kavuşmuştur. Mevltd, Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Rumca, İngilizce gibi dillere de çevrilmiştir.

Devamını oku...
 

Ali Şîr Nevâî

Ali Şîr Nevâî (1441 - 1501)

Ali Şîr Nevâî, Herat'ta doğmuştur. Hüseyin Baykara ile birlikte büyüyen ve öğrenim gören şair, devlet hizmetinde önemli görevler üstlenmiştir.

Ali Şîr Nevâî, klâsik Çağatay edebiyatının kurucusudur. Millî bir şuura ve sarsılmaz bir Türkçe sevgisine sahip olan şair, ömrü boyunca Türkçenin gelişmesi için çalışmıştır.

Ali Şîr Nevâî, Klâsik şiirin nazım sekilerinden birçoğuyla şiirler yazmıştır. Bununla beraber en çok gazel nazım şekliyle yazdığı şiirlerde başarılı olmuştur. Klâsik şiirin ortak öğelerini kullanmakla birlikte kendine özgü bir şiir üslûbu yaratmaya çalışmıştır. Şiirlerinde güçlü bir ahenk ve söyleyiş güzelliği görülür. Duygu, düşünce, hayal ve bilgisini ustalıkla kaynaştırdığı şiirlerinde doğal bir söyleyişe ulaşmıştır. Millî dil ve millî kültür öğelerini kullanan şair, şiirlerinde yerli bir kompozisyon oluşturmaya özen göstermiştir.

Devamını oku...
 

Sâdi Şirazi

Sâdi (1213 -1292) (Şiraz'da dogdugu için "Sâdi Şirazi" Denmektedir)

13. yüzyılda, İran edebiyatının ve dünyanın en büyük şairlerinden birisi olarak bilinen Sadi'nin, doğum ve ölüm yeri Şiraz'dır.

İyi bir öğrenim görmüş ve çok iyi Arapça öğrenmiştir. Bostan ve Gülistan adlı iki eseri çok ünlüdür. Tasavvufî yönü de kuvvetli olan Sâdi, hacı olduktan sonra yaptırdığı dergâhta şeyh olarak da görev yapmıştır. Mezarı, Şiraz'da, tekkesinin bulunduğu yerdedir.

İnsanlığın yetiştirdiği en büyük şair ve bilge kişilerinden kabul edilir. Divan'ı ile Bostan ve Gülistan dışında başka eseri yoktur. Ancak, Bostan ve Gülistan, bütün dünya dillerine çevrilmiş, yüzlerce defa basılmıştır. İslâmî kültür ile Osmanlı kültürünün temel kaynaklarından olan bu iki eser, aynı zamanda, Farsça'nın şaheserleridir. Bol şiir parçaları ile süslü olan eserlerde, insanlık ve ahlâktan bahseden, bütün insanlığa önemli prensipler telkin eden hikâyeleri vardır.

Hikâyelerin bir kısmı uzun, bir kısmı ise fıkra ölçüsünde kısadır. Ancak Sâdi, bunların sonunda vecize niteliğinde bir takım öğüt verici sözler söyleme ustalığını ortaya koyar.

Devamını oku...
 

Yunus Emre

Yunus Emre, 13. yüzyılın sonları ile 14. yüzyılın başlarında Anadolu'da yaşamış büyük Türk mutasavvıfıdır.

12. yüzyılda Anadolu'da tasavvufî Türk Halk Edebiyatının güçlenmesine Yunus Emre'nin katkısı büyük olmuştur. Onun tam bir derviş olduğu, fakir bir köylü olmasına karşın Allah'a âşıklıkta çok yol almış büyük bir şair olduğu bilinmektedir.

1240 (1241) - 1320 (1321) yılları arasında 80 yıl kadar yaşamıştır. Sakarya yakınlarında oturduğu sanılan Taptuk Emre adında bir şeyhe bağlanarak uzun yıllar ondan feyz almıştır. Daha sonra gurbete çıkarak Konya, Şam ve Azerbaycan taraflarında dolaşmış, Mevlânâ ile de görüşmüştür.

Şiirlerinde en çok hece ölçüsü görülür. Aruzla yazılmış şiirleri de vardır. İlâhî ve Aruzla yazılmış şiirleri de vardır. İlâh ve nefslerinin sayısı 350'den fazladır. Şiirlerinin bulunduğu Divan'ından başka Risâletü'n — Nushiyye adında 573 beyitlik mesnevi şeklinde bir eseri daha vardır.

Devamını oku...
 

Ahmet Hâşim

AHMET HÂŞİM (1884-1933)

Şair ve yazar. Bağdat'ta doğdu. Mutasarrıf Arif Hikmet Bey'in oğludur. 1896'da istanbul'a geldi, özel Türkçe dersleri aldı ve Nümûne-i Terakki Mektebi'-nde okudu. Galatasaray Sultanîsi'ne girdi. Bu okulu bitirdikten sonra (1907) Reji memuru oldu. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'a devam etti. Bu okulu bırakıp izmir'e giderek Sultâni'de Fransızca öğretmenliği yaptı (1908-1911). I. Dünya Savaşı sırasında yedeksubay olarak Anadolu'da savaşa katıldı. Savaştan sonra Duyûn-ı Umûmiyye'de çalıştı, Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi)'nde Estetik ve Mitoloji dersleri verdi. 1924'te Paris'e gitti. Dönüşte Mülkiye Mektebi ile Harp Akademisi 'nde Fransızca dersleri verdi (1928). Tedavi için Paris'e (1928) ve Frankfurt'a (1932) gitti. İstanbul'da öldü. Mezarı Eyüp'tedir.

Sanat hayatına hocası Ahmed Hikmed Müftüoğlu'nun etkisi ile başladı. İlk şiirlerinde Servet-i Fünun şiirinden Tevfık Fikret ve Cenap Şahâbeddin'in etkisi görülür. Tamamı aruzla yazılan şiirlerinde dil önceleri çok ağır iken zamanla sadeleşti. Bu şiirlerde çocukluk hâtıralarını, aşk ve tabiat temalarını işledi. Ahmet Haşim aynı zamanda kuvvetli bir yazardır. Şiirlerinde kapalılık hâkimken, düz yazılarında açıklık vardır.

Devamını oku...
 

Ahmet Vefik Paşa

AHMED VEFİK PAŞA (1823-1891)

Yazar. Mühendishâne-i Berrî'nin ilk bölümünde öğrenci iken babasının Paris'e tâyin edilmesi üzerine öğrenimine Saint-Louis Lisesi'nde devam etti. istanbul'a döndüğü zaman Tercüme Odası 'nda memur oldu (1837). Hâriciye Bakanlığı memuru olarak Londra, Sırbistan'da çalıştı. Tahran ve Paris'te elçilik yaptı, iki defa Maarif Nâzın, Encümen-i Dâniş üyesi, Bursa ve Edirne Valisi, Dahiliye Nâzın ve iki defa Mebusan Meclisi reisi, iki kere Sadrazam oldu. istanbul'da öldü.

Ahmed Vefık Paşa, Fransız tiyatro yazarı Moliere'den yaptığı tercüme ve adaptasyonları ile tanınır. Aynca, edebiyatımızda Türk dili, Türk tarihi ve folklor çalışmaları ile de ünlüdür.

Devamını oku...
 

Aka Gündüz

Aka Gündüz,·1886 yılında Selanik'e bağlı Katerina ile Alasonya kasabaları arasındaki bir dağ köyünde dünyaya geldi. Asıl adı Enis Avni'dir. Önceleri Enis Avni, sonraları ise, Aka Gündüz adıyla eserler verdi.

İlk tahsilini Serez'de İncili Mektebde ve Selanik'deki Şemsi Hoca Mektebinde tamamladı. Bir müddet Selanik Askeri Rüşdiyesine devam ettiyse de 1896 Yunan Harbi esnasında Eğrikapı Rüşdiyesine nakledildi. Daha sonra İstanbul'a gelerek Mekteb-i Sultanisinin idadi kısmı, Edirne Askeri İdadisi ve Kuleli Askeri İdadisinde okudu. Hastalığı sebebiyle Harbiyenin ikinci sınıfından ayrıldı. Paris'e giderek bir müddet Güzel Sanatlar Okulu ve Hukuk Fakültesine devam etti. Ancak hiç birini bitiremeden üç yıl sonra geri döndü. 1910 yılında Selanik'e sürgün edildi.

Devamını oku...
 

Halide Edib Adıvar

HALİDE EDİB ADIVAR (1884-1964)

Romancı. İstanbul'da doğdu. Reji Nazırı Mehmed Edib Bey'in kızıdır. Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni bitirdi, özel olarak Arapça, Kur'ân-ı Kerim, Türk musikisi, Salih Zeki'den matematik, Rızâ Tevfik Bölükbaşı'dan felsefe ve edebiyat dersleri alarak özel öğrenim gördü. 1901'de hocası Salih Zeki ile evlendi. 31 Mart olayı üzerine Mısır'a kaçtı. Oradan ingiltere'ye geçti. 1909'da Dârü'l-Muallimat (öğretmen Okulu) pedagoji öğretmenliğine getirildi. 1917'de ikinci evliliğini Dr. Adnan Adıvar ile yaptı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Batı edebiyatı dersleri verdi. Yunanlılar'ın izmir'i işgalini protesto için yapılan meşhur Sultanahmet Mitingi'nde heyecanlı bir konuşma yaptı, İstanbul'un işgal edilmesi üzerine kocası ile Anadolu'ya kaçarak Millî Mücâdele'ye katıldı. Millî Mücâdele'den sonra eşiyle birlikte Avrupa'ya gitti (1924- 1939). 1939'da Edebiyat Fakültesi ingilizce profesörlüğüne tayin edildi. İstanbul'da öldü.

Halide Edip Doğu-Batı sentezini en başarılı şekilde yapabilen yazarlarımızdandır. Yazı hayâtına gazete ve dergilerde yayınlattığı makale, sohbet ve denemelerle başladı. İlk romanlarında aşk konusu ağır basar. Bazı romanları Türk gelenek ve görenekleri Üzerine kurulmuş, sosyal hayatımızı çok canlı çizgilerle yansıtır. Bu türden olan Sinekli Bakkal, CHP Roman Yarışmasında birincilik kazandı, kısa ve fiilsiz cümleleri, sade bir dili vardır. Bütün eserlerinde kadın kahramanların daha kuvvetli ve canlı anlatıldığı görülür.


Devamını oku...
 

Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik ABASIYANIK (1906-1954)

Adapazarı'nda doğdu, istanbul Erkek Lisesi'ne devam etti, sonra orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi'nde yüksek öğrenime başladıysa da vazgeçerek ekonomi okumak için Lozan'a (isviçre) gitti. Ancak burada da kısa bir süre kaldı, ardından Fransa'ya geçti. Yükseköğrenimi yine tamamlayamayarak 1935'te yurda döndü. Babasının ısrarıyla ticarete başladı, fakat mizacına uymayan bu işten çabuk ayrıldı. Bir ara gazetecilik yaptı. Sonra babasından kalan mirasın geliriyle hayatını sürdürdü. İstanbul'da öldü.

Sait Faik Abasıyanık, edebiyata şiirle girdi. Ardından hikâyeye yöneldi. Abasıyanık Türkiye'de modern hikâyeciliğin öncülerinden sayılır. Konularına göre, çocukluk hatıraları, Adapazarı ve Bursa'da geçen günleri, Fransa yılları, istanbul'un kenar mahalleleri, Burgaz adasında geçen günler ve balıkçılar şeklinde sınıflandırabileceğimiz hikâyelerinde işçiler, balıkçılar, sefil çocuklar, aylak insanlar tipleri oluştururlar, özlem ve acılarıyla toplum içindeki ferdi işlemiştir.

Devamını oku...
 
Daha Fazla İçerik...


Sayfa 2 - 2


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.