Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Kültür Sanat ve Edebiyat

Fatih Kerimi'nin Kırım Seyahatnamesi

Fatih Kerimî, Kırım’a Seyahat
Hazırlayan: Hayri Atas
128 sayfa, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, www.iqkultursanat.com

Modern Tatar edebiyatının çok önemli kilometre taşlarından Fatih Kerimî’nin Türkiye Türkçesine çevrilen “Avrupa Seyahatnamesi”[1] ile “İstanbul Mektupları”[2] isimli eserlerinden çok etkilenmiş, yazarı ve bu iki eseri tanıtmaya yönelik birer yazı kaleme almıştım.[3] Kerimî’nin gezip gördüğü Türk yurtları ve Müslümanlar hakkındaki sağlıklı, isabetli gözlem ve tahlilleri beni “Kırım’a Seyahat” isimli eserini okumaya sevk etti.[4]

Kırım’da tanınmış Türkçü, Eğitimci İsmail Gaspralı Beyin çıkardığı “Tercüman Gazetesi”nin 20. kuruluş yılı etkinliklerine katılmak amacıyla Fatih Kerimi arkadaşı Hamidcan Efendi Arabof ile birlikte Kırım’a bir seyahate çıkarlar. Seyahat 27 Nisan 1903 günü Orenburg’dan tren yolculuğu ile başlar. Samara, Harkaf, Akmescit yol güzergâhından sonra Bahçesaray’a ulaşılır. Burada seyahat amaçlarını gerçekleştirdikten sonra da Sivastopol, Yalta yolu takip edilerek 16 Mayıs 1903 günü memleketlerine geri dönerler.

Devamını oku...
 

Türk-i Türkân Hoca Ahmet Yesevi (TEK PERDELİK OYUN)

TÜRK -İ TÜRKÂN  HOCA AHMET YESEVİ

(TEK PERDELİK OYUN) - Yazan: Halil KAPLAN

Oyuncular:


Hoca Ahmet Yesevi

Seyyah-ı Âlem Evliya Çelebi

Çay ocağı sahibi

Arslan Baba

Yunus Emre

Hacı Bektaş Veli

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Emir-i Çin Osman

Ulak

1.SAHNE

(Işıklar kapalıdır fakat ortada küçük bir ocaktan ışık gelmektedir. Sahnenin sağ tarafında oturmuş olan hoca Ahmet Yesevi rahlesine bakarak üç-dört âyetlik Kuran-ı Kerim tilâveti yapmaktadır. Tilâvetin sonlarına doğru  sahnede başka biri daha belirmiştir. Ahmet Yesevi’nin yanına yaklaşır ve omzuna dokunur.)

(Ve inna le caılune ma aleyha saıydem cüruza, Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun, Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun.)

Devamını oku...
 

Din, Bilim ve İspat Zorlamaları

Din, Bilim ve İspat Zorlamaları.

Yazar: V. İhsan Töre

Din tanım gereği ispat gerektirmez. Bu bir batı uygarlığı saçmalığıdır. Din genel anlamıyla "Hayatta yolunuzu seçerken göz önüne almanız gereken ilahi kökenli değerler bütünü" dür. Yaşam biçimi bile değildir. Çeşitli yaşam biçimlerine mensup kişiler, yollarını çizerken bu değer kümelerini göz önüne alırlarsa "dine uygun" karar alabilirler.

Din/Bilim zıtlaşması batı katolik kilisesinin hayatın her alanında belirleyici olma iddiasının baskısına tepki olarak doğmuştur. Bunu biz yaşamadık. Yaşamadığımız sorunu ithal etmek de bize özgü bir marifet olsa gerek.

Din'i bilimselleştirme ve ispat etmeye çalışma ise bu ithal "bilim doğruyu söyler, din sizin afyonunuz" önermesine tepki olarak doğan daha ihtişamlı bir saçmalık olup, ayet meallerinde "meteor", "elektrik" veya Kur'anda cifir sayılarıyla "Albert Einstein" ismini aramak gibi abesliklerdir. Din'in amacı da mesajı da bunlar olmadığı için boş iştir.

Devamını oku...
 

Ebû Hureyre ve Ebû Turab

Zamanında bir arkadaşım  babası ile arasında geçen bir diyaloğu yazmıştı.  Babasının oğlunda gördüğü kedi sevgisi ve ona hitabı, oğlunun da  babasında gördüğü bende iz bırakmıştır.

Baba oğul diyaloğu - Şöyle yazmıştı Serdar Okuyucu;

"ebû Hureyre'yi bilirsin, kedicik babası diye ünlenmiş sahabe.

Bir gün kediyle oynuyordum, peder geldi. tebessüm ederek selamün aleyküm yâ ebû Hureyre dedi. Tarladan geliyordu. Üstü başı toprak içinde. Başımı kaldırıp aleyküm selam yâ ebû Turab dedim.

Hz. Ali'nin lakabıydı ebû Turab, toprağın babası demek."

Devamını oku...
 

Sâmiha Ayverdi

Bir "ba'sü ba'de'l-mevt"e inanmak için Ayverdilerden haberdar olmak yeter.  Ömer Özercan

Sâmiha Ayverdi

- Hocası Kenan Rifaî başta olmak üzere; çevresindeki tasavvuf, ilim, sanat, siyaset, devlet adamlarından din, tarih, edebiyat, siyaset, felsefe gibi pek çok sahada sahih, derin ve rafine bilgi ve tecrübe tahsil etmiş, aynı zamanda kendi okuma ve seyahatlerinin de yardımı ile muazzam bir bilgi, görgü, kültür, şuur ve motivasyon sahibi olmuştur.

- Pozitivizmin, materyalizmin, Batı hayranlığının, dinî ve millî değerlerden uzaklaşma ve hatta bunlara karşı düşmanlığın bilhassa "münevverler" arasında kanser gibi yayılışını; Osmanlı Devleti'nin felâket ve çöküş senelerini, komünizmin ve komünist Rusya'nın Avrupa ve dünyaya yayılışını, Türkiye'ye yönelmiş fikrî ve askerî tehditleri görmüş ve yaşamıştır.

Devamını oku...
 

denizlerin ardında / sohrab sepehri












denizlerin ardında

bir kayık yapacağım
ve salacağım suya
aşk korusunda kahramanları uyandıracak
kimsenin bulunmadığı
bu yabancı topraklardan uzaklaşacağım

olmayacak kayığımda ağ
ve gönlümde inci arzusu
öylece süreceğim.
ne maviliklere gönül vereceğim
ne de sudan başlarını çıkarıp
parıltılı yalnızlıkta
saçlarıyla balıkçıları büyüleyen
su perilerine.

öylece süreceğim
öylece mırıldanacağım:
“uzaklaşmalı, uzaklaşmalı”
şehrin erkeklerinin efsaneleri yok
kadınları bir üzüm salkımı kadar dolu değildi
hiçbir salon aynası sevinçleri yinelemiyordu
hiçbir gölcük meşaleyi göstermiyordu
gece şarkısını söyledi
şimdi sıra pencerelerde.

öylece süreceğim
öylece süreceğim

denizlerin ardında bir şehir var
orada pencereler tecelliye açılır
çatılar beşer aklının fıskıyesine bakan
güvercinlerin meskenidir
şehrin on yaşındaki her çocuğunun eli
bir marifet evidir
şehrin insanları her duvara
bir uyku, zarif bir düş gibi bakıyor
toprak senin duygularının müziğini duyuyor
ve mitos kuşlarının kanat sesleri geliyor rüzgardan

denizlerin ardında bir şehir var
orada güneş erken uyananların gözleridir
şairler aydınlık, akıl ve suyun varisleridir

denizlerin ardında bir şehir var
bir kayık yapmalı.


sohrab sepehri

Çeviri: serdar okuyucu

 

TİKA'dan Kosova'da Türkçe Tiyatroya Destek

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Balkanlar’da Türkçe tiyatronun yaşatılması amacı ile Prizren’de bulunan Kısa Devre Tiyatro Topluluğu’na lojistik destek sağlıyor.

Kosova’da 1970’li yıllarda başlamış olup günümüze kadar devam eden bir Türk Tiyatrosu geleneği kısıtlı imkânlar içerisinde sürdürülüyor. Geleneği sürdüren tiyatro topluluklarından Kısa Devre Tiyatro Topluluğu oyunlarını Türkçe sergiliyor. 2011 yılında Kosova’nın kültür-sanat başkenti sayılan Prizren’de kurulan topluluk bugüne kadar sergilediği 4 oyun ile büyük beğeni topladı.

Devamını oku...
 

Ayverdileri Yâd Ederken

Efendimsin cihânda i’tibârım varsa sendendir
Miyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir


Sâmiha Ayverdi, Ekrem Hakkı Ayverdi, İlhan Ayverdi Allah’ın Türk Milleti’ne lûtfu ve tebessümüdür. Ayverdi’ler, İstanbul Âbideleri’dir. Osmanlının manevî, millî, medenî mirasını hayatlarında ve eserlerinde hakkıyla temsil, tescil ve ihya etmişlerdir.

“Ayverdi ailesi” ilim ve irfan mektebidir. Türk ve İslam medeniyetinin merkezi olan İstanbul’da, batan bir güneşin son ışıklarını yakalar gibi unutulmakta ve yok edilmekte olan şifahî, yazılı ve yapılı mirasımızı Allah vergisi bir deha, şuur ve çaba ile dinlemiş, okumuş, görmüş, dokunmuş, ölçmüş, kaydetmiş, yaşamış ve ölüleri dirilten İsa nefesi gibi bunlara can vermişlerdir.

Türkçe’nin yazılmış en kapsamlı ve kıymetli lügatini, ömürünü bu muazzam işe vakfetmiş olan İlhan Ayverdi’ye borçluyuz. Sâmiha Ayverdi tarafından “Allah’ın iç ve dış güzelliğini berâber vermiş olduğu ihlâs âbidesi” diye vasıflandırılmıştır.

Osmanlı mimarî mirasının tesbit ve edilmesi; makale, konferans ve kitaplar yoluyla tanıtılması, yorumlanması, restorasyonuEkrem Hakkı Ayverdi’nin insanüstü gayret, kaabiliyet, vukuf ve fedakârlığı sayesindedir. Bugün bir Türk Sanatı ve Türk Mimarisinden bahsedebiliyorsak, bunlara dair elimizde bilgi ve belgeler bulunuyorsa, bunlar Ekrem Hakkı Ayverdi’nin çalışmaları neticesindedir.

Turgut Güler’in son derece isabetli tesbitleriyle: “Ekrem Hakkı Ayverdi; başta Mîmâr Sinan’ın, sonra Evliyâ Çelebî’nin, Peçevî’nin, Sarı Saltuk’un, Yahyâ ve Bâlî Beylerin, Sokollu Mustafa Paşa’nın ve daha nice muhterem, muhteşem ismin hayır-hâh vârisi olduğunu, hakkıyla isbat etmiştir.”

Devamını oku...
 

TİKA Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Haftası Etkinlikleri Başladı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Bakü'de düzenlediği Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı haftası kapsamında Azerbaycanlı çocuklara 3 bin kitap armağan etti.

TİKA Bakü Koordinatörlüğünün, Azerbaycan Kültür Bakanlığı ve Abdullah Şaik Çocuk Kütüphanesiyle birlikte organize ettiği çocuk edebiyatı etkinlikleri başladı.

Reşid Behbudov Mahnı Tiyatrosu'nda düzenlenen ilk etkinliğe, TİKA Orta Asya ve Kafkasya Dairesi Başkanı Dr. Ali Özgün Öztürk, Bakü Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Seyit Ahmet Arslan, TİKA Bakü Koordinatörü Mustafa Haşim Polat, Azerbaycanlı milletvekilleri, edebiyatçılar ve öğrenciler katıldı.Etkinlikte, Bakü Türk Anadolu Lisesi'nde eğitim gören ilk ve ortaokul öğrencileri, müzik ve halk oyunları gösterisi sundu. Etkinliğin ardından gösteriyi izleyen çocuklara kitap hediye edildi.

Devamını oku...
 


Sayfa 8 - 27


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.